Türkiye’deki Fon Krizinin Kıbrıs’a Gerçek Maliyeti Ne ve Bunu Kim Ölçecek?
Nazar Erişkin – Özel Dosya 3
OKUYUCUYA EDİTORYAL NOT
Bu dosyada soruşturma aşamasındaki iddialar kesinleşmiş suç veya mahkûmiyet olarak sunulmamıştır. Fonların belirli şirketlerin paylarını taşıması tek başına hukuka aykırılık veya o şirketlerin soruşturmaya dahil olduğu anlamına gelmez.
Kamu görevleri ile özel sektör görevleri arasındaki kronoloji ise net bir çıkar çatışması olduğu hükmüyle değil, yönetişim ve çıkar çatışması riski/algısı bakımından sorgulanmıştır.
KKTC’deki yatırımcı kayıplarına ilişkin bilgiler, isim ve tutarları bağımsız belgelerle doğrulanamadığı için yalnızca kaynağı korunmuş gazetecilik bilgisi olarak aktarılmıştır.
KRİZİN MERKEZİ TÜRKİYE, ETKİ ALANI KIBRIS
Türkiye sermaye piyasalarında geçtiğimiz ay patlak veren fon krizi, birkaç portföy yönetim şirketinin bilançosuyla sınırlı olmanın çok ötesinde…
Reuters’ın 1 Ekim tarihli haberine göre Borsa İstanbul’un ana göstergesi BIST 100, 11 Mayıs’ta ulaştığı rekor kapanış seviyesinden yüzde 20’den fazla geriledi. Endeks yalnızca eylül ayında yüzde 16,65 değer kaybetti. Bu durum, 2008 küresel finans krizinden bu yana BIST 100’de yaşanan en kötü aylık performans.
SPK, toplam büyüklüğü 20 milyar doların üzerinde olan 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Bu fonlarda 455 bin 758 yatırımcının payı bulunuyor. Fonlar ve hisse senetlerindeki olası piyasa manipülasyonlarına ilişkin genişleyen soruşturmada ise 30 Eylül itibarıyla hakkında işlem yapılan şüpheli sayısının 217’ye ulaştığı, bunlardan 56’sının tutuklu, 88’inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı açıklandı.
Bu rakamlar KKTC açısından da çok önemli. Zira Türk Lirası kullanan bir ülkeyiz ve KKTC Merkez Bankası da para, mevduat, kredi, kamu borçlanması ve döviz kurlarına ilişkin verilerini TL sistemi içinde yayımlıyor. Dolayısıyla Türkiye’de güven, likidite, faiz, kur ve yatırımcı davranışı üzerinde oluşan her ciddi sarsıntı burada da finansal beklentiler ve tasarruf tercihleri üzerinden ek bir hassasiyet yaratıyor.
Üstelik ülkemiz şu an tam da seçim arifesinde ve işleyen seçim ekonomisiyle hükümetin kesenin ağzını açtıkça açması, bütçe geçmeden gidilecek seçimin ardından hükümete gelecek olanları çok daha zora sokacak gibi görünüyor.
KIBRIS’TA KONUŞMAK İSTEMEYEN YATIRIMCILAR VAR
Elbette işin bir de tekil mağdurları var. Bu dosyayı hazırlarken konuya yakın kaynaklar ve uzmanlarla yaptığım görüşmelerde, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan bazı kişilerin krizden etkilenen Türkiye merkezli yatırım fonlarında para değerlendirdiği ve zarar yaşadığı bilgisine ulaştım.
Ancak görüştüğüm kişiler isimlerinin, yatırım miktarlarının ve yatırım kanallarının yayımlanmasını istemedi. Bu nedenle kişi sayısı, toplam para ve zarar tutarı konusunda doğrulanmış bir rakam vermem mümkün değil.
Buna rağmen şunu belirtmem gerekir ki; tüm birikimini kaybeden de var, bir miktarını kaybeden de, yaşanan durum karşısında arabasını acilen satışa çıkarmak zorunda kaldığını söyleyen de…
Yani durum burayı sandığımızdan da yakın etkilemiş durumda. Buna rağmen yetkililerin sessizliği ise dikkat çekici.
Ancak sessizlik, kamu otoritesi açısından cevaplanması gereken meşru bir soruyu ortadan kaldırmıyor. Kıbrıs’tan tasfiye kapsamındaki fonlara ne kadar para gitti ve burada yaşayan yatırımcıların maruz kaldığı riskin büyüklüğü nedir?
SPK, 30 Eylül tarihli kararıyla Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy tarafından kurulan ve tasfiye sürecindeki fonlarda, hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara nihai tasfiye beklenmeden ara ödeme yapılmasını kararlaştırdı. Uygulama para piyasası fonlarından başlayacak.
Bu gelişme, ülkemizde bu fonlara yatırım yaptığı belirtilen kişilerin bulunması halinde, söz konusu yatırımcıların ödeme kapsamına girip girmediği ve haklarını hangi kanallar üzerinden kullanabilecekleri sorusunu da gündeme getiriyor.
KIBRIS BAĞLANTISI SADECE TATLISU’DAKİ ARAZİ DEĞİL
Havadis için hazırladığım ve geçtiğimiz hafta yayımlanan önceki iki özel dosyada Tera Yatırım Teknoloji Holding’in KKTC’deki Maya Turizm Ltd.’deki yüzde 50 ortaklığı, Tatlısu’daki Aqua Dolce projesi, devlet arazileri ve yaklaşık yirmi yıldır gerçekleşmeyen yatırımı ele alarak fonların ülkemizdeki arazi ve çivi çakılmayan projeler üzerinden de şişirilmiş olma olasılığını gözler önüne sermiştik.
Bu üçüncü dosyada da KKTC ayağındaki temel soruyu hatırlatmakta fayda var: Türkiye’de fon ve piyasa işlemleri mercek altındayken, grubun Kıbrıs’taki varlık ve iştiraklerinin finansal sistem içindeki kullanım biçimi yerel makamlarca ayrıca incelenecek mi, bu konuda ne yapıldı ya da yapılacak?
Burada şu sınırı da özellikle çizmekte fayda var. Maya Turizm’in veya Tatlısu’daki projenin Türkiye’deki sermaye piyasası soruşturmasında suç unsuru olduğuna dair bir bulgu yok.
Dolayısıyla Kıbrıs bağlantısı, aynı grup yapısının KKTC’deki iştirak ve varlıkları nedeniyle incelenmesi gereken ve KKTC’deki kamusal denetim başlığı anlamında ele alınması gereken bir durum olmaya devam ediyor.
46 ŞİRKETLİK LİSTEDE KKTC’DEN BİR BANKA DA VARDI
Üstelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın fon soruşturmasında malvarlığı tedbiri talep edilen 46 tüzel kişi arasında KKTC’de faaliyet gösteren bir banka da yer aldı.
Tedbirler daha sonra SPK’nın yeni değerlendirmeleri doğrultusunda kaldırılmış olsa da, kamuoyuna açıklanan bilgilerde bankanın listeye hangi işlem, para hareketi veya ticari ilişki nedeniyle dahil edildiği belirtilmedi.
Dosya hazırlanırken görüşüne başvurduğum uzmanların dikkat çektiği bir başka nokta da kriz kapsamındaki bazı fonların portföylerinde Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) pay sahibi olduğu halka açık şirketlerin bulunması oldu.
Bu durum tek başına olağandışı ya da hukuka aykırı değil. Zira yatırım fonlarının Borsa İstanbul’da işlem gören büyük şirketlerin paylarını portföylerine alması sermaye piyasasının olağan işleyişinin bir parçası.
Ancak açık portföy verileri ile TVF’nin resmi şirket listesi yan yana konulduğunda kesişim görülüyor. Örneğin Tera Portföy Hisse Senedi Fonu’nun Ağustos 2026 portföy verilerinde TVF portföyündeki bazı şirketlerin payları yer alıyor. Bu da bir kez daha, “Yasal olsa da etik mi?” sorusunu akla getiriyor.
ULUSLARARASI BASIN YAŞANANLARI YEREL BİR FON SORUNU OLARAK YANSITMIYOR
Krizin Türkiye’nin uluslararası finansal itibarı üzerindeki etkisi de artık daha görünür.
Reuters, Borsa İstanbul’daki sert değer kaybına ve Türkiye’ye borç vermenin riskini gösteren göstergelerdeki yükselişe dikkat çekti. Financial Times da yaşananları Türkiye piyasalarını sarsan yaklaşık 18 milyar dolarlık bir borsa skandalı olarak haberleştirdi.
Uluslararası basının kullandığı bu çerçeve, finans piyasalarında itibarın yalnızca mahkeme kararlarıyla değil; düzenleyici kurumlara güven, fiyat oluşumunun şeffaflığı, likidite ve yatırımcının parasına erişebilme kabiliyetiyle de ölçüldüğünün altını özellikle çiziyor.
Bu nedenle krizin uluslararası yayınlarda büyük ölçekli bir piyasa ve yönetişim sorunu olarak yer alması, Türkiye sermaye piyasalarının algısı açısından başlı başına bir reputasyon riski de taşıyor.
BİZ KRİZDEN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ!
Kıbrıs Türk tarafı bu reputasyon ve güven krizine iki kanaldan açık.
Birincisi, Türk Lirası kullanılan bir ekonomi olarak Türkiye’deki kur, faiz, enflasyon ve finansal güven koşullarından doğrudan etkileniyoruz.
İkincisi, Türkiye ile finansal bağların yoğunluğu nedeniyle burada yaşayan tasarruf sahiplerinin Türkiye’deki yatırım ürünlerine erişimi bulunuyor.
Üçüncüsü ise reputasyon. Yani zaten uluslararası finansal sisteme sınırlı erişim koşullarına sahip olan ülkemizde, Türkiye finansmanına ve TL sistemine yüksek ölçüde bağlı olma koşullarıyla değerlendirildiğinde bu krizin güven maliyeti de başka bir başlık olarak ele alınmayı gerektiriyor.
Kıbrıs Türk tarafında ek güven maliyeti yaratıp yaratmadığı da artık tartışılmalı.
KRİZİN KKTC AÇISINDAN HÂLÂ CEVAP BULMAMIŞ SORULARI
Önceki iki özel dosyada Tatlısu’daki araziler, Maya Turizm’e yapılan kiralamalar, yaklaşık 20 yıldır gerçekleşmeyen yatırım ve biriken kira borçlarıyla ilgili bir dizi soru yöneltmiştik.
Bu soruların önemli bir bölümü hâlâ yanıtlanmış değil. Türkiye’deki fon soruşturmasının geldiği aşama ve KKTC bağlantıları dikkate alındığında cevap bekleyen sorular şunlar:
- Maya Turizm’e devlet tarafından tahsis edilen arazilerin güncel hukuki statüsü nedir ve bugün şirketin kullanımında bulunan toplam kamu arazisi ne kadardır?
- 2007’den bu yana ödenmediği belirtilen kiraların toplam borcu bugün ne kadardır? Gecikme faizi dahil kamu alacağının güncel tutarı hesaplandı mı ve tahsili için bugüne kadar herhangi bir işlem yapıldı mı?
- Yaklaşık 20 yıldır taahhüt edilen yatırım gerçekleşmediği ve kira yükümlülüklerinin yerine getirilmediği halde sözleşmeler neden feshedilmedi? Sözleşmelerde yatırımın gerçekleştirilmemesi ve kira borcu halinde hangi yaptırımlar öngörülüyor?
- Bu yalnızca Maya Turizm’e özgü bir durum mu? KKTC genelinde yatırım şartıyla kamu arazisi kiralanan veya tahsis edilen ancak yatırımını süresinde gerçekleştirmeyen kaç şirket ve kaç proje var? Bunların elinde toplam kaç dönüm kamu arazisi bulunuyor?
- Bu şirketlerden kaçının devlete ödenmemiş kira borcu var ve toplam alacak ne kadar? Devlet, yıllardır kullanılmayan veya yatırım şartları yerine getirilmeyen arazileri neden geri almıyor?
- Bu arazi, kira hakkı veya proje herhangi bir dönemde şirketlerin finansmanında, değerlemesinde, teminatında ya da fon işlemlerinde kullanıldı mı? Kullanıldıysa hangi şirket, hangi işlem ve hangi değer üzerinden?
- Türkiye’deki soruşturma nedeniyle KKTC makamları Maya Turizm ve bağlantılı şirketlerin buradaki malvarlığı ve para hareketleri konusunda kendi incelemesini başlattı mı? Yoksa Türkiye’den resmi bir adli yardımlaşma talebi gelmesi mi bekleniyor?
- Türkiye’deki soruşturmada tedbir talep edilen 46 tüzel kişi arasında KKTC’de faaliyet gösteren bir bankanın bulunmasının nedeni KKTC makamlarınca araştırıldı mı? Bankanın listeye hangi işlem veya finansal ilişki nedeniyle girdiği konusunda Türkiye makamlarından bilgi istendi mi?
- Kıbrıs’tan tasfiye kapsamındaki fonlara yatırım yapan kaç kişi var ve toplam yatırım büyüklüğü nedir? KKTC Merkez Bankası veya başka bir denetim kurumu bu konuda bankalardan ve finans kuruluşlarından bilgi talep etti mi?
KAYNAKLAR
- Sermaye Piyasası Kurulu – Yatırım fonlarına ilişkin açıklama.
- Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu, SPK, 28 Eylül 2026.
- Reuters – “Turkey’s main stock index enters bear market, posts worst month since 2008”, 1 Ekim 2026.
- Reuters – Tasfiye edilen fonların yatırımcılarına ara ödeme yapılmasına ilişkin haber.
- Reuters – Yatırım fonu soruşturmasının genişletilmesine ilişkin haber, 30 Eylül 2026.
- Reuters – Soruşturmada 46 şirkete yönelik malvarlığı tedbirlerinin kaldırılmasına ilişkin haber.
- Financial Times – Türkiye’deki yaklaşık 18 milyar dolarlık borsa skandalına ilişkin haber.
- Türkiye Varlık Fonu – Portföyümüzdeki şirketlerin resmi listesi.
- Türkiye Varlık Fonu – Finansal Hizmetler.
- Tera Yatırım Teknoloji Holding – 31.03.2026 Faaliyet Raporu.
- Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu – Ağustos 2026 portföy dağılımı / Fonoloji – TEFAS verileri.
- KKTC Merkez Bankası – Para Piyasaları ve İstatistikler.
- KKTC Merkez Bankası – Döviz Kurları, Eylül 2026.
The post FON KRİZİNİN KIBRIS’A DÜŞEN GÖLGESİ appeared first on Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber.