ÖZEL HABER | NAZAR ERİŞKİN

Türkiye’deki sermaye piyasası soruşturmasında savcılığın Emre Tezmen’e yönelttiği en kritik sorulardan biri, fonlarda toplanan paraların Tera’nın kontrolündeki şirketlerin hisselerini almak ve fiyatlarını yükseltmek için kullanılıp kullanılmadığı oldu. Savcılık ayrıca yaklaşık 9 milyar liralık toplam değeri 620 milyar liraya çıkan şirketlerdeki yükselişin nasıl gerçekleştiğinide sordu. Tezmen iddiaları reddetti. KKTC’de ulaştığımızbelgeler ise bu soruyu ülkemizde yapılması planan ama 20 yıldırçivi çakılmayan üstelik o dönem devlet arazisi de kiralananAqua Dolce projesine taşıyor. Zira Tera’nın yüzde 50 ortağı olduğu Maya Turizm’in Tatlısu’da devletten uzun süreli kiraladığı araziler, yaklaşık 20 yıldır hayata geçirilemeyen Aqua Dolce projesi ve şirketin özel mülkiyetindeki taşınmazlar yıllardır faaliyet ve değerleme raporlarında yer alıyor. Savcılığın fonlarla grup şirketlerinin değerinin yükseltilip yükseltilmediğini araştırdığı bir soruşturmada, ülkemizdeki bu gayrimenkuller vegerçekleşmeyen proje Tera şirketlerinin değerlemesinde veya fon işlemlerinde kullanıldı mı?

FON VURGUNUNUN KIBRIS BAĞLANTISI  

Önceki gün gündeme taşıdığımız Tera–Maya Turizm Aqua Dolce dosyasında yeni belgeler, şirketin diğer yüzde 50 ortağının Global Yatırım Holding olduğunu ortaya koydu. Maya’nın Tatlısu’da yalnızcauzun süreli kiralanan kamu arazileri üzerinde hak sahibi olmadığı, kendi mülkiyetinde dört parselinin de bulunduğu da elde ettiğimizbilgiler arasında. Türkiye’de Emre Tezmen’in tutuklanması ve mal varlığı tedbirlerinin ardından dosyanın KKTC açısından önemiekseriyetle şu sorulara yoğunlaşmış vaziyette

– Şirket payları ve özel taşınmazlar için ne yapılacak,

– Yatırım gerçekleşmediği halde tahsis edilen kamu arazilerinin statüsüne,

– Ülkemizde bu fon şirketlerine yatırım yapanlar var mı, varsa akıbetlerine olacak

– 23 Eylül’deki tutuklama ve 24 Eylül’deki mal varlığına el koymasonrası ortaya çıkan KKTC bağlantısının ardından ilk kez bilgisinebaşvurmamız üzerine haberdar olduğunu söyleyen resmimakamlardan bir açıklama gelecek mi?

MAYA’NIN DİĞER YÜZDE 50’Sİ GLOBAL’İN

Türkiye’de sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülensoruşturmanın Kıbrıs bağlantılarını dönceki gün belgeleriylegündeme taşımıştık. Haberimizin ardından Tatlısu’daki Aqua Dolce dosyasına ilişkin yeni bilgilere ulaştık. Bunların ilki Maya TurizmLtd.’nin Tera Yatırım Teknoloji Holding’e ait olan yarı hissesidışındaki diğer %50’sinin kime ait olduğuydu. Zira şirketin yaklaşık300 dönümlük Aqua Dolce projesi için yıllar önce kamu arazilerikiraladığı ve yatırımın bugüne kadar hayata geçmediğini ortayakoymuştuk. Ulaştığım kamuya açık yeni kayıtlar bu soruyu yanıtlıyor. Maya Turizm Ltd.’nin diğer yüzde 50 ortağı Global Yatırım Holding A.Ş.

Tera Yatırım Teknoloji Holding’in 2025 faaliyet raporunda şirketin Maya Turizm’deki % 50 hissesinin 14 Aralık 2006’da devralındığı belirtiliyor. Bu tarih, kamu arazilerine ilişkin kararlarlabirlikte okunduğunda durum daha da ilginçleşiyor. Zira Maya lehineTatlısu’da 116 dönümlük arazi için ilk Bakanlar Kurulu kararı 6 Aralık 2006’da alındı. Sekiz gün sonra Pera, Maya’nın % 50’sini devraldı. 20 Aralık’ta ise çok sayıda parseli kapsayan ve uzun süreli kiralamayı öngören yeni Bakanlar Kurulu kararı geldi.

Global Yatırım Holding’in resmi şirket kayıtlarında da Maya Turizm % 50 iştirak olarak yer alıyor. Global’in Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Kutman; Ayşegül Bensel ise şirketin icracı yönetim kurulu üyeleri arasında.

DOSYA KAMU ARAZİSİ DOSYASI OLMANIN ÇOK ÖTESİNDE

Yeni belgelerin asıl dikkat çekici tarafı ise Maya Turizm’in Tatlısu’daki varlığının yalnızca devletten kiralanan veya tahsis edilen arazilerden ibaret olmadığını göstermesi. Tera Yatırım Teknoloji Holding’in faaliyet raporunda Maya Turizm Ltd.’nin portföyünde dört ayrı parsel bulunduğu ve bu taşınmazlar için 3 Mart 2025 tarihli gayrimenkul değerleme raporu hazırlandığı belirtiliyor. Dört parsel için takdir edilen toplam değer KDV hariç 54 milyon 698 bin TL, KDV dahil 65 milyon 637 bin 600 TL.

Bu bilgi, Türkiye’de yürütülen soruşturmanın KKTC bakımından neden artık daha yakından izlenmesi gerektiğinin göstergesi çünkübir tarafta Maya Turizm’e yatırım amacıyla uzun süreli kiralanmış kamu arazileri, diğer tarafta şirketin kendi mülkiyetindeki taşınmazlar bulunuyor.

Emre Tezmen 23 Eylül’de Türkiye’de yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra bazı şüphelilerle birlikte mal varlıklarına ilişkin tedbir kararları da kamuoyuna yansıdı. Ancak Türkiye’de alınan bir tedbir kararının Maya Turizm’in KKTC’deki mal varlığına kendiliğinden uygulanacağı sonucuna varmak mümkün değil. Öncelikle kararların kapsamının, Tera’nın Maya’daki payını taşıyan tüzel kişilik zincirinin ve Türkiye’deki tedbirlerin KKTC’deuygulanabilmesi için gerekli hukuki prosedürün ortaya konulmasıgerekiyor. Yani Maya Turizm’in özel mülkiyetindeki taşınmazların veşirketteki yüzde 50 Tera payının hukuki akıbeti de açıklığakavuşturulması gereken konular arasında. Bu nedenle de gözlerTürkiye ile imzalnmış olan adli Yardımlaşma Antlaşması’na çevrilmişdurumda. KKTC makamlarına bu antlaşma çerçvesinde Türkiye’denherhangi bir adli veya mali bildirim ulaşıp ulaşmadığı da henüzbilinmiyor.

Tera Yatırım Teknoloji Holding’in 2025 faaliyet raporu, Maya Turizm’deki yüzde 50 payı, Aqua Dolce projesini ve Maya’ya ait dört parselin güncel değerlemesini birliktegösteriyor.

20 YILDIR ÇİVİ ÇAKILMAYAN PROJEYİ FONU ŞİŞİRMEK İÇİN Mİ KULLANDILAR?

 

Haber için yaptığım araştırmalar, Maya Turizm’e kiralanankamu arazilerinin yalnızca yatırımın gerçekleşip gerçekleşmediğibakımından değil, kira sözleşmelerinden doğan mali yükümlülüklerinyerine getirilip getirilmediği açısından da incelenmesi gerektiğiniortaya koyuyor. Şirket kayıtları ve değerleme raporları, Devlet Emlakve Malzeme Dairesi ile Maya Turizm arasında 16 Mart 2007 tarihli ikikira sözleşmesi ile 14 Kasım 2007 tarihli ek sözleşmelerbulunduğunu gösteriyor.

2022 tarihli Kıbrıs Arsaları Değerleme Raporu, Maya Turizm ile Devlet Emlak veMalzeme Dairesi arasındaki 16 Mart 2007 tarihli kira sözleşmeleri ile 14 Kasım 2007 tarihli ek sözleşmeleri dosya numaralarıyla birlikte kayda geçiriyor.

Devletten kiralanan ve 20 yıldır o veya bu nedenle yatırımyapılmayan Aqua Dolce örneğinden yola çıkarak, yatırım şartıylakiralanan kamu arazilerinin bugün hangi hukuki statüde olduğu vesözleşmelerin hâlâ yürürlükte bulunup bulunmadığını sormamız şart! Üstelik salt bugünkü iktidarın değil; seçim üzeri iktidara talip olansiyasi partilerin de bu konuda ne yapmayı planladıkları son dereceönemli ve şimdiden belirtilmeli.

ORÇAN: MAYA TURİZM LTD. SAMİMİYETLE YATIRIM YAPMAK İSTİYORDU

Yaklaşık 20 yıllık projenin bugüne kadar neden hayatageçirilemediğini ise gerçekleşseydi Aqua Dolce projesine ev sahipliğiyapacak olan Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orçan’a sordum. Orçan, Maya Turizm Ltd.’nin projeyi gerçekleştirme konusundasamimi girişimlerde bulunduğunu ancak ruhsatlandırma sürecindekarşılaşılan arazi ve izin sorunlarının yatırımı kilitlediğini anlattı. Orçan’ın verdiği bilgiye göre Aqua Dolce için dönemin Maliye Bakanı Ersin Tatar döneminde istimlak işlemleri dahi yapıldı. Ancak proje alanında hali arazi, özel mülkiyet ve devlet arazisi olmak üzere üç farklı statüde arazi bulunması yeni bir sorun yarattı. Orçan, mevcut mevzuata göre bu üç farklı statüdeki arazinin birleştirilememesi nedeniyle gerekli izinlerin tamamlanamadığını söyledi.

Yine Orçan’ın aktardığına göre karşılaşılan bu sorunu aşmakiçin şirket projeyi küçülttü. Başlangıçta yaklaşık 1.500 yatak kapasiteli olarak planlanan yatırım 550 yatağa kadar indirildi. Buna rağmen ruhsatlandırma sorunu çözülemedi ve bölgede o dönemekadar yapılması düşünülen en büyük turizm yatırımlarından birihayata geçmedi. Orçan, projenin ilerleyebilmesi için merkezi yönetimyetkilileriyle kendisinin de birkaç görüşme yaptığını, sonuç alınamayınca benzer durumda bulunan başka bir projeyle birliktetahsis edilen arazilere ilişkin kira sözleşmelerinin feshedilmesitalebini dönemin merkezi yönetimine ilettiğini de söyledi.

Dolayısıyla bu noktada şirketin yatırım yapmak için girişimdebulunduğu, ancak izin ve arazi statüsü sorunları nedeniyle yatırımıngerçekleşmediğini söylemek mümkün.

 

KKTC’DEN FON ŞİRKETLERİNE YATIRIM YAPAN VAR MI?

Türkiye’deki fon krizinin buraya uzanmasındaki bir diğer başlıkda KKTC’deki yatırımcılar. SPK’nın 17 Eylül tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi; açıklanan tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758. Bu geniş yatırımcı kitlesiiiçinde ülkemizde yaşayan kişi veya kurumların bulunupbulunmadığına ilişkin kamuoyuna yansımış bir veri yok. Ülkemizdenbu fonlara yatırım yapanlar varsa kaç kişi oldukları, ne büyüklükte biryatırımlarının bulunduğu ve tasfiye sürecinde haklarını hangi mekanizma üzerinden koruyabilecekleri de yanıt bekleyen sorulararasında. Aynı şekilde KKTC’deki ilgili makamların Türkiye’deki soruşturmanın burada bulunan yatırımcılar, şirket payları ve mal varlıkları açısından sonuç doğurup doğurmadığını belirlemek üzereresen bir inceleme başlatıp başlatmayacağı da henüz bilinmiyor. Zira haberimizin ilk bölümünü hazırlarken bilgi almak için ulaşmamızüzerine durumdan haberdar olduğunu söyleyen hükümetyetkililerinden bu konuda henüz bir açıklama gelmiş değil.

AQUA DOLCE DAHA BÜYÜK BİR KAMU ARAZİSİ SORUSUNU AÇIYOR

Anlayacağınız Aqua Dolce yaklaşık 20 yıllık bir hikaye. Tek birşirketin yatırımından ziyade, oldukça büyük bir kamu yönetimisorununu da yeniden gündeme taşıması bakımından önemlli. Temel soru ise şüphesiz yatırım şartıyla özel şirketlere tahsis edilen veyauzun süreli kiralanan kamu arazilerinin yükümlülüklerinin ne ölçüdetakip edildiği.

Devletin elinde, yatırım yapılması şartıyla özel şirketlere verilmişkaç arazi var? Bunlar kaç yıllığına ve hangi bedellerle kiralandı? Taahhüt edilen yatırımların kaçı gerçekleştirildi? Yatırım takvimine uymayan şirketler için hangi işlemler yapıldı? Yükümlülükleri yerine getirilmediği halde kira ilişkisi devam eden kaç kamu arazisi bulunuyor ve bunlardan kaçının sözleşmesinin feshedilmesi gerekiyor?

Seçim sürecine girilirken kamu kaynaklarının kullanımıbakımından bu sorular yalnızca mevcut hükümetin değil, iktidara talip siyasi partilerin de önünde duruyor. Geçmişten bugüne yapılan kamu arazisi tahsislerinin kira süreleri, bedelleri ve yatırım yükümlülükleriyle birlikte yeniden ortaya konulması, hangi yatırımların gerçekleştirildiğinin ve hangilerinin yıllardır yalnızca kâğıtüzerinde kaldığının görülmesini sağlayacak.

23 EYLÜL’DEN BU YANA RESMİ AÇIKLAMA YOK

Emre Tezmen 23 Eylül’de tutuklandı. 24 Eylül’den itibaren soruşturmadaki mal varlığı tedbirleriyle birlikte Tera bağlantılı şirketlerin KKTC’deki varlıkları ve Aqua Dolce bağlantısı da kamuoyuna yansımaya başladı. Bugün 26 Eylül. Buna rağmenKKTC’de ilgili resmi makamlardan Maya Turizm’in ortaklık yapısı, şirkete tahsis edilen kamu arazilerinin bugünkü statüsü, Maya’nın özel mülkiyetindeki taşınmazlar veya Türkiye’deki soruşturmanın KKTC açısından herhangi bir işlem gerektirip gerektirmediği konusunda henüz kamuoyuna yapılmış bir açıklama yok.

Önceki gün yayımlanan ilk haber öncesinde ulaştığım MaliyeBakanı Özdemir Berova, konuyu ilk kez benden duyduğunusöylemiş, kendisine iletilen bilgi ve belgeleri inceleteceğini belirtmişti. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’a yönelik bilgi alma girişimim isesonuçsuz kalmıştı.

Kaynak notu:

Tera Yatırım Teknoloji Holding A.Ş. 01.01.2025–30.06.2025 Dönemi YönetimKurulu Faaliyet Raporu; KAP şirket bilgi formları ve Global  Yatırım Holding faaliyet raporları; KKTC Resmî Gazete’de Maya Turizm Ltd.’ye ilişkin 2006–2008 Bakanlar Kurulu kararları; Türkiye’deki  soruşturmaya ilişkin kamuya açıklananadli bilgiler ve SPK duyuruları; Pera GYO A.Ş. 2022/PERAGYO/002 Kıbrıs ArsalarıDeğerleme  Raporu; Emre Tezmen’in savcılık ifadesine ilişkin 23 Eylül 2026 tarihli DHA haberi

The post FON VURGUNUNUN KIBRIS BAĞLANTISINDA 2. PERDE appeared first on Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber.

Kaynak: Havadis Kıbrıs